İstanbul'da Lenfoma Farkındalığı İçin Önemli Adımlar Atıldı
Dünya Lenfoma Farkındalık Haftası dolayısıyla İstanbul Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, lenfomanın belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Dr. Muhammet Ateş'in açıklamalarıyla hastalığın daha iyi anlaşılması hedefleniyor.
Dünya Lenfoma Farkındalık Haftası kapsamında İstanbul Şehir Hastanesi Hematoloji Kliniği'nde düzenlenen etkinlikte, Dr. Muhammet Ateş, lenfomanın belirtileri, tanı süreçleri ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler sundu.
Lenfomanın, lenfositlerin neden olduğu bir kanser türü olduğunu aktaran Dr. Ateş, "Lenfoma, lenf dokusunun habis tümörlerine verilen genel bir isimdir. Bu hastalık, normal hücrelerin anormal bir biçimde çoğalması veya normal lenfositlerin normalden daha uzun süre yaşamalarıyla ortaya çıkar. Lenfoma, Hodgkin lenfoma ve Hodgkin dışı lenfoma olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. İlgili araştırmalar, Hodgkin lenfomanın kesin nedeninin henüz bilinmediğini göstermektedir. Her yaşta görülebilmekle birlikte, genellikle genç erişkinlerde daha fazla rastlanır ve erkeklerde daha sık ortaya çıkar. Ayrıca bu hastalık bulaşıcı değildir." şeklinde konuştu.
Lenfomada en yaygın belirtilerin başında, boyunda görülen ağrısız şişliklerin geldiğini vurgulayan Ateş, "Başlangıçta genellikle boyunda bir şişlik fark edilir. Koltuk altı ve kasık bölgelerinde de benzer büyümeler görülebilir. Eğer göğüs kafesi ya da karın boşluğundaki lenf düğümleri de büyürse, nefes darlığı, yüzde ve boyunda şişlik, karın bölgesinde ağrılar gibi rahatsızlıklar yaşanabilir." dedi.
Lenfoma tanısı için biyopsinin önemini de belirten Dr. Ateş, "Kesin tanı koyabilmek için mutlaka etkilenmiş bölgeden biyopsi alınması gerekir. Bu işlem histopatolojik inceleme ile tanıyı netleştirir. Dolayısıyla lenf düğümünde büyüme olan hastalarda, düğümün cerrahi olarak çıkarılması gereklidir." diye ekledi.
Tedavi sürecinin hastalığın türü ve evresine göre değiştiğini ifade eden Ateş, "Lenfoma tedavisi genellikle radyoterapi ve kemoterapi ile yürütülmektedir. Uygun tedavi ile erken evrelerde yüzde 80’e varan bir şifa şansı mevcuttur. Ancak daha ileri evrelerde bu oran düşmektedir. Hodgkin dışı lenfomalarda tedavi planı, hastalığın derecesi ve yaygınlığına göre belirlenmektedir. Bazı sessiz lenfoma türlerinde, hastalar belirli aralıklarla izlenir ve ilerleme gösterdiğinde tedaviye başlanır." şeklinde konuştu.
Son olarak, lenfoma tedavisinde son yıllarda geliştirilen yeni yöntemler hakkında bilgi veren Dr. Ateş, "Hodgkin dışı lenfoma tedavisinde kullanılan immünoterapiler ve CAR-T hücreleri gibi spesifik tedavi yöntemleri, klinik sonuçlarla hastaların umutlarını artırmaktadır." dedi.
İlgili Haberler
Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın!