Ateşli Havale Korkulacak Bir Durum Değil
Uzmanlar, ateşli havalenin çocuklarda kalıcı hasara yol açmadığını belirtiyor. Doğru bilgi ve ilk yardım uygulamalarıyla ailelerin kaygısını azaltmak mümkün.
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde görev yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emir Çevik, ateşli havale konusunda ailelerin doğru bilgiye sahip olmasının önemini vurguladı. Çocukluk döneminde en sık karşılaşılan nöbet türü olan ateşli havale, genellikle 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda görülürken, en fazla 12-18 ay arasındaki çocuklarda ortaya çıkmaktadır.
Dr. Çevik, aile öyküsünün ateşli havale riskini artırabileceğine dikkat çekti. Özellikle anne, baba veya kardeşlerde daha önce ateşli havale geçirmiş olmak, epilepsi durumu ya da ilk nöbetin 18 ayın altında yaşanması riski artıran etkenler arasında yer alıyor. Ayrıca sık enfeksiyon geçiren ve kreşe giden çocuklarda da bu tür nöbetler daha sık görülmektedir. Son zamanlarda demir ve D vitamini eksikliğinin de dikkat edilmesi gereken risk faktörleri arasında olduğu ortaya çıkmıştır.
Ailelerin en büyük endişelerinden biri de ateşin mutlaka havaleye neden olacağı düşüncesidir. Ancak Dr. Çevik, her yüksek ateşin nöbetle sonuçlanmayacağını, bu durumda yapılması gerekenlerin uygun ateş düşürücü yöntemler uygulamak ve çocuğun kıyafetlerini hafifletmek olduğunu belirtti. Eğer ateş düşmezse ya da çocuğun durumu kötüleşirse mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerektiğini ekledi. Ateşli havale geçiren çocukların kalıcı beyin hasarı ya da zekâ geriliği riskinin olmadığını, araştırmaların bilişsel gelişimde olumsuz bir etkilenme göstermediğini ifade etti.
Ateşli havalenin bazı çocuklarda tekrarlayabileceğini ancak bunun epilepsi anlamına gelmediğini de vurguladı. İlk nöbetin erken yaşta geçirilmesi, aile öyküsü ve ateşin hemen ardından nöbet gelişmesi tekrarlama riskini artırabilir. Ancak bu tekrarlama durumu, epilepsi gelişimi açısından toplum genelindeki oranlarla paralellik göstermektedir.
Nöbet anında yapılacak doğru ilk yardımın hayati önem taşıdığını dile getiren Dr. Çevik, ailelere çocuklarını yan yatırmalarını, ağzına kesinlikle herhangi bir cisim sokmamalarını ve nöbet süresinin 5 dakikayı aşması durumunda ambulans çağırmalarını önerdi. Nöbet sona erdikten sonra mutlaka bir çocuk hekimi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ekledi.
Ateşli havalenin çoğu zaman kendiliğinden geçtiğini belirten Dr. Çevik, tedavinin öncelikle nöbete neden olan enfeksiyonun belirlenmesi üzerine odaklandığını söyledi. Uzamış nöbetlerde durdurucu ilaçlar kullanılabileceğini, ancak çoğu çocukta sürekli epilepsi ilacı kullanma gerekliliğinin bulunmadığını vurguladı. Ailelerin bu durumu panik yapmadan ele alması ve doğru ilk yardım uygulamalarını öğrenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
İlgili Haberler
Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın!